Skip to main content

Başarılı Çocuk Yetiştirmede Temel Aile Ocağı Değil Mi?

Günümüzde her aile çocuklarının iyi eğitim almasını ve başarılı bir birey olarak yetişip topluma katılmalarını istiyor. Bu arada başarı kavramı elbette göreceli, her İnsan başarıyı kendince farklı tanımlayabilir.

Bir diğer yandan, çocukların eğitimi ve gelişimi için artık bir çok aile, imkanları ölçüsünde çaba gösteriyor. Özel dersler, özel eğitim kurumlarına yönelmeler de, bu gayretin ayrı bir göstergesi elbette.

Özel eğitim kurumlarından bahsetmişken, bu kurumların misyon ve vizyonlarına ilişkin paylaşımlarına bir göz atıldığında, yine hiç kuşkusuz benzer deklarasyonlarla karşılaşılıyor.

Bazı özel eğitim kurumları; iz bırakan nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz diyor. Kimi kurumlar ise; eleştirel düşünen, yenilikçi fikirler üreten gençleri topluma kazandırmak istiyoruz şeklinde. Kimi özel eğitim kurumları da yine bu manada; kapsamlı dil eğitimi, atölye çalışmaları bizim önemsediğimiz konular diye ifade ederken, bir başka özel eğitim kurumu; teknolojiyi ve bu itibarla yazılımı, kodlamayı merkez ilan ederken, bazı özel eğitim kurumları; diğerkam, duygusal zekası gelişmiş, değerlerimizi özümseyen gençleri yetiştirmeyi önemsiyoruz, diye amaç paylaşırken, bu manada, kimi kurumlar da; bireye özgü, ilgilerini ve yeteneklerini ortaya çıkarmayı ve geliştirmeyi misyonu olarak açıklıyor.

Bu hedeflerin hepsi de, hiç tartışmasız çok kıymetli tespitler, zaten yazımızın konusuna katkıdan öte bir değerlendirme de, burada bahse konu değil.

Şimdi, işaret etmek istediğimiz konuya ve yapacağımız asıl vurgu noktasına gelecek olursak, hep değişmez amaç, misyon-vizyon ve nihayetinde varılması arzulanan hedef: Başarı.

Yani tanımlama biçimleri ayrı ayrı gözükse de, paylaşılan amaç ve hedeflerin kesişme noktası ortak.

Peki. Bu hedefleri bir eğitim kurumunun yalnızca misyon edinmesi, tüm çabasını da dikkate alarak tek başına gerçekleştirebilmesi mümkün müdür? Ne yazık ki, hayır.

Çünkü eğitim ve öğretimde işin mihenk taşı Aile. Yani Başarılı çocuk yetiştirme denilince, gömleğin ilk düğmesi Aile Ocağı.

Şimdi bu değerlendirmeyi, destekleyecek ve topluma gerçek anlamda değer katacak çocuk yetiştirmede Ailenin çarpan etkisine ilişkin bir anekdot paylaşmak istiyorum.

Birkaç hafta önce bir gün, semtimizdeki parkta bir sipariş beklemekteydim. O ara hafiften de olsa bir rüzgar esintisiyle etrafımızdaki dükkanların kaldırıma yakın çıkardıkları, dolaplar, askıda serili ürünler bir an savruldu. Hemen karşımızda bulunan kuruyemiş dükkanı önündeki cips dolabı ve oyuncaklı küçük şekerlemelere ait sepet devrildi. Tabi sepetteki oyuncaklı şekerlemeler ve cips dolabı da yere devrildi. Esnaf hemen mallarını toplamak için önce içeriye yakın bulunan cips dolabını yerden kardırıp konumuna düzelmekle uğraşırken,  oyuncaklı şekerleme sepetindeki ürünlerin kimi hemen sergi altına, kimileri de yolun ve çok hızlı ve akan bir  trafik alanı olmamakla, bu taşıt yoluna dağıldı.

Hiç abartısız çevredeki kimseden bir yardım destek girişimi olmadı. Hatta birkaç da otomobil o yerlerdeki ürünleri ortaya alarak ezmeden de olsa, geçti.

Şimdi asıl gözlem başlıyor. O an bu dükkanın önünde bir anne ve iki küçük evladı geçiyorlarken; çocuklardan biri abi yedi-sekiz yaş grubunda, bir de daha küçük kız kardeşi, o da beş-altılı yaşlarda. Bu abi hemen insiyatif aldı ve önce taşıtların geçtiği yolu kollayıp oradaki ürünleri bir hamlede toplayıp, sepetlerine taşıdı. Küçük kardeş de boş durmadı, o abisinin tutumunu izleyip, trafik olmayan kaldırımdaki ürünleri toplamaya ve sepetlerine taşımaya başladı. Anne ise, onların bu davranışlarına hiç tepki vermeksizin, kenardan dikkatle takip etti.

Sonra bu ortak çabayla sepetin birini bu sevimli iki kardeş, çips dolabını da dükkan sahibi eski konumuna döndürdüler. İşletme sahibinin o çocukların tutumuna duyduğu hayranlık ve içten Teşekkürü görülmeye değerdi. Annenin gerçek manadaki başarılı nesil yetiştirme yolculuğundaki haklı gururu ve bu küçük yaşlarında iyiliği çoklamayı öğrenmiş, bu duygunun hazzıyla tanışmış bu iki güzel yürekli çocuğu tabi ki, alkışladık.

Paylaşmak, sevgidir berekettir.

Bir Cevap Yazın